enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,5876
EURO
18,4930
ALTIN
1.027,86
BIST
3.484,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C
Pazar Az Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
21°C

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan İYİ Parti’ye ‘Bakanlık’ yanıtı: Akla mantığa uymayan cümleler

CHP’li Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık verilebilir” şeklindeki söylemi geçtiğimiz hafta siyaset gündeminin yönünü belirledi. Tekin’in açıklamaları İYİ Parti’nin çok sert tepkisine yol açtı. HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, bakanlık polemiğine ilişkin yaptığı açıklamada “HDP’ye bakanlık’ lafı bu kadar İYİ Partilileri kızdırıyor, öfkelendiriyor bu da doğru bir şey değil. HDP bu ülkede bakanlık yapmış bir parti.” ifadesini kullandı.

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan İYİ Parti’ye ‘Bakanlık’ yanıtı: Akla mantığa uymayan cümleler
10.09.2022
A+
A-

TELEGRAF TÜRKİYE ÖZEL

Millet İttifakı’nda CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık verilebilir” şeklindeki sözleriyle başlayan polemik gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.

Gürsel Tekin’in sözlerine yanıt veren İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu, “Kime sordunuz da kime neyi veriyorsunuz? Biz böyle bir şeye asla razı olmayız. PKK’ya terör örgütü diyemeyen ve terörle bağını kopartamayan HDP ile asla yol yürümeyiz” şeklinde konuşarak tepkisini çok sert gösterdi ve Ağıralioğlu’nun bu çıkışı ‘ittifakta çatlak mı var?’ sorusunu beraberinde getirdi.

Daha sonra bu tartışma genel başkanlık seviyesine çıktı ve İYİ Parti Lideri Meral Akşener “HDP’nin olduğu masada biz olmayız. Bizim olduğumuz masada da HDP olmaz” ifadesini kullandı.

Akşener’e yanıt veren HDP’li vekil Ebru Günay, “Hiçbir HDP’li zaten senin olduğun masaya gelmez, hatta oturduğun kıraathanede çay içmez.” diyerek tepkisini gösterdi.

Siyasette tansiyonu bir anda yükselten “HDP’ye bakanlık verilebilir” polemiğine ilişkin değerlendirme yapan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, “HDP’liden bakan olmaz denmesi incitici’ çünkü ister beğenilsin ister beğenilmesin HDP de bu ülkenin üçüncü büyük partisi. Milyonlarca kişi oyunu veriyor.” şeklinde konuştu.

Gergerlioğlu’nun konuya ilişkin açıklamaları şu şekilde:

“BİZİM BAKANLIK PAZARLIĞI YAPMAK GİBİ BİR ŞEYİMİZ YOK”

“Bizim bakanlık pazarlığı yapmak gibi bir şeyimiz yok. Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olması için uğraş veriyoruz. Türkiye’deki sorunların çözülmesi en öncelikli planımız, programımız. Zaten biz Millet İttifakı’nda falan da değiliz. Yani Özgürlük İttifakı kuruldu. Biz bu ittifaktayız. Öncelikli meselemiz Türkiye’de demokratik bir hukuk devleti kurulması ve Kürt meselesinde özellikle adımlar atılması ve bu sorunun artık ülkemiz için bitirilmesi. Başka bir hedefimiz yok. Böyle bir bakanlık planımız, hedefimiz de yok.

“‘HDP’YE BAKANLIK’ LAFININ İYİ PARTİLİLERİ BU KADAR KIZDIRMASI DOĞRU BİR ŞEY DEĞİL”

Şunu söylemek lazım, ‘HDP’ye bakanlık’ lafı bu kadar İYİ Partilileri kızdırıyor, öfkelendiriyor bu da doğru bir şey değil yani HDP bu ülkede bakanlık yapmış bir parti. Biliyorsunuz zamanında partimizden 2 milletvekilimiz bakan olmuştu. Gayet de iyi bir şekilde bakanlık görevlerini yaptılar. Daha sonra başka iktidarlar geldi. Yani ‘HDP’liden bakan olmaz denmesi incitici’ çünkü ister beğenilsin ister beğenilmesin HDP de bu ülkenin üçüncü büyük partisi. Milyonlarca kişi oyunu veriyor.

“MEMLEKETİN YÖNETİMİ İÇİN BAŞKA ÇARE YOKSA KOALİSYONLAR OLABİLİR”

Her partinin seveni vardır. Sevmeyeni, beğenmeyeni vardır. Bu polemikler parti seçmenimiz için incitici oluyor tabi. Doğru bulmuyoruz. Çünkü biz demokratik sistemdeysek zaman zaman koalisyonlar olur. O koalisyonlarda olan partiler belki birbirini hiç beğenmez ama memleketin yönetimi için başka çare yoksa bu tür koalisyonlar olabilir. İlerde seçimler olur, o zaman ne olacağı belli olmaz. Tabii ki şimdiden ne dense bir anlamı yoktur fakat şu anda ne böyle bir pazarlık var ne de başka bir şey. Dışlayıcı üslupları doğru bulmuyoruz.

“HİÇBİR HDP’Lİ SENİN OTURDUĞUN KIRAATHANEDE ÇAY İÇMEZ” POLEMİĞİ

Parti sözcümüz Ebru Günay böyle bir açıklama yaptı. Şimdi biz tabii biliyorsunuz ülkede farklı partiler var. Hepsinin fikirleri bazen birbirine yakındır. Bazen uzaktır. İYİ Parti ile de birçok konuda aynı fikri benimsemiyoruz, aynı görüşü taşımıyoruz. Biz zamanında da İYİ Parti yetkililerine el uzatmış bir partiyiz.

“AKLA MANTIĞA UYMAYAN CÜMLELER DUYARSAK BİZ DE ONA BENZER TEPKİLER VEREBİLİRİZ”

Sayın Demirtaş’ın güzel, sempatik bir cümlesi vardı. ‘Sayın Meral Akşener, bir bakarsın eşimle beraber size bir kahvaltıya geliriz’ şeklinde. Sayın Akşener de böyle bir cümleye antipatik bir cevap vermedi. O da usulen Türk misafirperverliği şöyledir böyledir gibi bir cevap verdi. Bunlar güzel diyaloglar. Aynı fikirde olmayabilirsiniz ama bu tür diyalogları sürdürmeniz gerekir. Ama işin doğrusu hepimiz insanız. Olumlu yaklaşıma olumlu söz söylenir. Olumsuz, dışlayıcı yaklaşıma da yerine göre biraz tepkisel sözler söylenebilir. Biz HDP’nin olduğu yerde olmayız, biz öyle bir bakanlık tanımayız gibi dışlayıcı ve aslında çok da akla mantığa uymayan cümleler duyarsak biz de ona benzer tepkiler verebiliriz.

“SÖYLEDİĞİNİZ CÜMLENİN BİR ANLAMININ OLMASI LAZIM”

Meclis’te bizimle birlikte olan bir parti İYİ Parti. Meclis’te İYİ Parti ile yan yana oturuyoruz. Onların sırası yan tarafta biz yan tarafta oturuyoruz. Bizim yönergelerimiz konusunda İYİ Parti konuşuyor biz de onların yönergeleri konusunda konuşuyoruz. Söylediğiniz cümlenin bir anlamının olması lazım. O zaman Meclis’te olma. Biz Meclis’teysek o meclisten çık. Öyle yapmıyorlar.
Yapamıyorlar. Çünkü halk bunu kabul etmez.

Öyle bir bakanlık konusunda da çok dışlayıcı üslupları zaten doğru bulmuyoruz. Ama bize de böyle üslup ile hitap edildiği zaman da biz de yerine göre aynı üslupla cevap veririz yani parti sözcümüz de bu sefer böyle bir üslubu tercih etmiş. ‘Zamanında eşimle birlikte kahvaltıya geliriz’ şeklinde bir üslup da vardı. Biz o üslubu bozmadık hiçbir zaman. Bizim bu üslubumuza siz kalkıp ‘HDP’nin olduğu yerde biz olmayız’ şeklinde söylersiniz onun karşılığı da böyle olur.

“DEMOKRASİ BİR TAHAMMÜL REJİMİDİR”

Sonuçta fikirlerimiz farklı olabilir ama demokrasi bir tahammül rejimidir. Mesela bizim İYİ Parti ve MHP ile fikirlerimiz oldukça zıttır ama birbirimizi eleştirerek ama aynı mekanda oturmayı, aynı önergeler üzerinde konuşmayı, aynı yasalar üzerinde fikir beyan etmeyi başarıyoruz. ‘MHP’li Kürt değilse bu Meclis’te olamam. Dışarı çıkıyorum’ falan demiyoruz. Biz de çıktığımızda MHP’liler, İYİ Partililer, AK Partililer, CHP’liler yerlerinde oturup dinliyor. Biz de onları dinliyoruz.

“BUNLAR TRİBÜNLERE HİTAPTIR”

Yani bu kadar işi germeye, Hayatta ‘HDP diye bir parti tanımıyorum’, ‘HDP’li bir kişi bakan olamaz’ ya bunlar, tribünlere hitaptır yani. Bunlar akla, mantığa, Meclis’te yaptığın işe de çok uyacak bir durum değildir. İster istemez yarın öbür gün bir kriz olur. Efendim hiçbir parti tek başına iktidar olamaz, el mecbur memleketin selameti için birbirine çok uzak partiler koalisyon yapar ve o zaman da birtakım paylaşımlar olabilir. Ama bu tamamen bir spekülatif bir laf. Kimse yarın öbür gün koalisyon olacak şeklinde anlamasın. Ama tabii ki seçimlerin sonucunu hiçbirimiz bilmiyoruz. Ama öyle bir durum olur ki hiçbir parti tek başına iktidar olamaz. El mecbur ülkeyi yönetmek için formüller üzerinde Cumhurbaşkanı düşünür ve buna bir formül bulunur.

O yüzden bu kadar dışlayıcı bir üslubu biz doğru bulmuyoruz bir kere ama bize karşı böyle bir üslup kullanana da biz yerine göre aynı üslupla cevap veririz.

“HDP’NİN OYUNUN ANAHTAR ROLDE OLDUĞU ORTADA”

HDP seçimlere etki edecek. Bu benim şahsi görüşüm değil zaten objektif araştırmacıların, anketçilerin çalışmalarıyla ortaya çıkıyor. Metropol araştırmaya da baktığınız zaman. Cumhur İttifakı yüzde 40, Millet İttifakı yüzde 41 çıkıyor ve Cumhurbaşkanın belirlenmesinde el mecbur HDP’nin oyunun tamamen anahtar rolde olduğu ortada. Millet İttifakı tek başına bunu başaramıyor, Cumhur İttifakı tek başına bunu başaramıyor. Yetmiyor oyları. Burada bizim rolümüz çok çok önemli.

Yüzde 12-13 civarında bir oyumuz var. Hatta bu konuda zaman zaman 15’e çıktığı yönünde açıklamalar yaptık. Tabii kendi kafamızdan spekülasyon yapmıyoruz. Biz ciddi saygın anket sonuçlarına bakıyoruz. Genelde buralarda seyrediyor. Dediğim gibi yüzde 15’e kadar çıkabilir. Çünkü HDP seçmeni biraz tedirgin oluyor anket araştırmalarında HDP’ye oyunu vereceği halde söylemeyebiliyor. Benim görüşüm yüzde 12-13 arası bir yerlerde görünüyor şu anda. Bu da çok önemli bir oy oranı ve bu sabit bir oy oranı. Pek kaygan bir oy oranı değil. Kemik bir kitle var HDP’de. O yüzden bizim müdahalemiz son derece önemli olacak. Cumhurbaşkanlığı seçimini düşünenlerin de bunu bilmesi gerekiyor.

“MİLLET İTTİFAKI NET BİR YERDE DEĞİL”

Millet İttifakı şu anda tam net bir yerde de değil. Hangisi Cumhurbaşkanı adayı olacak? Altılı masa devam edecek mi? Bunlar da belli değil. Bütün bunlara rağmen bu tür dışlayıcı söylemlerin hiçbir partiye faydasının olmayacağı çok açık.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.